Konuşmanıza yardımcı olacak İngilizce kalıplar

...

Konuşmanıza yardımcı olacak İngilizce kalıplar

Hepimiz lisede, ortaokulda ve hatta ilkokulda İngilizce dersleri almışızdır. Gramer kurallarını öğreniriz, soru çözeriz ve öğrendik sanırız. Fakat bir film veya dizi izlediğimizde, hatta İngilizce konuşulan o ülkeye gittiğimizde bambaşka bir şeyle karşılarız ve insanları çoğu zaman anlamayız. Bunun sebebi yeteri kadar dinleme ve konuşma pratiği yapmadığımızdan kaynaklanır. Peki ülkeye gitme şansımız yoksa ve dizi-film izleyecek vaktimiz de yoksa ne yapabiliriz ? Bunun için size insanları konuşurken anlamanızda kolaylık sağlaması için çok kullanılan kalıpları listeledik. Bunları bildiğinizde büyük bir oranda anlamanızın arttığını ve konuşmanıza yardımcı olacağınız göreceksiniz.

Konuşmanıza yardımcı olacak bir liste hazırladık

what’s up ? (naber, nasılsın? Dipnot: çok samimi olmadığınız birine kullanmayın)
I can’t complain.( Nasılsın sorusuna cevap olarak kullanabileceğiniz, Şikayetçi değilim çok iyi de değilim, çok kötü de değilim yani fena değilim anlamına gelen kalıp. Sonuçta okulda öğrettikleri gibi her zaman fine olamazsınız
How’s it going) (okulda öğrenilen how are you yerine nasıl gidiyor anlamında olan bu kalıbı kullanmak sizi daha bir native gösterecektir)

My battery is dead.( ‘’dead’’ kelimesini çevirdiğinizde öldü anlamı çıkar bu cümleyle alakası yoktur çünkü kalıp cümleler çevrilmezler olduğu gibi ezberlenmesi gerekir anlamı, şarjım bitti demektir)
it’s on me ( birine yemek ısmarlamak istiyorsanız ‘’benden’’ demenin harika bir yolu )
what’the matter?/ what’s the matter with you?(sorun ne, senin neyin var anlamındadır.)
as a matter of fact( aslında, doğruyu söylemek gerekirse demektir örneğin; as a matter of fact, my math exam was really tough.)

 I laughed it off. ( Gülüp geçtim, umursamadım demektir. Örneğin; he said that he would never talk to me again and I laughed it off)

Don’t get me wrong.( Beni yanlış anlama demektir. Örn: Don’t get me wrong but I think he doesn’t like you.)
I am not done yet.( Henüz işim bitmedi, bitirmedim demektir. Örn: Come here, I am not done with you yet.)
Long time no see.( Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Örn: hey, jack what have you been up to ? long time no see)
For my sake. (Hatırım için demektir. Örn: Please forgive her for my sake)
Never mind.(Boşver, kafana takma demektir. Örn: Never mind, everything is gonna be okay)
We’ll fine.( Tam çevirisi biz iyiyiz ama biz idare ederiz, dert etme anlamına da gelir. Örn: if your shift’s over, you can go home, Don’t worry we’ll fine.

for he time being/for now ( Şimdilik anlamına gelirler Örn: I am done with you for now, you can go)
every other day( iki günde bir demektir. Every other day, I play soccer with my friends.)
it doesn’t mattter.( Önemli değil demektir. Örn: it doesn’t matter who did come first)
Out of the blue.( Birden anlamına gelir. The professor stood up out of the blue and said that he had to go.)
Ring a bell (Bir şey hatırlatmak demektir. Örn: Does this son ring a bell?)
… is my thing.( … Benim işim, çok severim anlamında kullanılır. Örn: Playing guitar is my thing. People really enjoy all songs that I play)

I am not a huge fun of …(Sevmediğiniz şeyleri beginner görünmek istemiyorsanız, I don’t like demek yerine bu kalıpla ifade edebilirsiniz. Örn: I am not a huge fun of running.)

I am exhausted. (Çok yorgunum anlamındadır.Örn: I need to get some rest. I am exhausted)

to lose track of time.(Zamanın nasıl geçtiğini anlamamak,zaman algısını yitirmek anlamındadır. ( I always lose track of time when I be with him)
Sooner or later( Er ya da geç anlamındadır. Örn: Sooner or later he will understand his mistake.)
to grab a bite( yemek yemek, atıştırmak anlamındadır. ‘’Do you want to eat’’ demek yerine, Do you want to grab a bite with me somewhere? Diyebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: