Aşı nedir? Aşı sonrası istenmeyen etkiler var mıdır?

 

aşı nedir? aşı sonrası istenmeyen etkiler nelerdir? sağlık bakanlığının bebeklerde uyguladığı güncel aşı tablosu.                                                                                                                                                                                                                                                            aşı nedir?aşı sonrası istenmeyen etkiler varmıdır?                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              Aşı nedir? İnsanda hastalık yapan virüs, bakteri gibi mikropların hastalık yapma özelliklerinden yok edilerek ya da bazı mikropların salgıladığı toksinlerin etkileri ortadan kaldırılarak geliştirilen biyolojik ürünlere denir. Aşı, insanları hastalıklardan koruyabilmek için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanır. Vücut bu şekli ile mikrop ya da toksinleri tanır ve onlara karşı bir savunma mekanizması geliştirir. Bunun sonucunda mikrop ile karşılaşıldığında savunma sistemi ile savaşır ve kişi hastalığa yakalanmaz. Bu kişi artık o hastalığa karşı bağışıktır. Oluşan bağışıklama genellikle ömür boyu vücutta kalır.

 

Bağışıklama, aşıyla önlenebilir hastalıkların ve ölümlerin önlenmesi açısından en önemli koruyucu hekimlik alanında yer almaktadır.

AŞI SONRASI İSTENMEYEN ETKİLER VARMI DIR?

  1. Enjeksiyon yerinde ağrı, şişlik ve kızarıklık gelişmesi, tüm aşılardan sonra gözlenebilir. Özellikle tetanoz aşısının tekrarlayan dozlarında bu reaksiyon daha sık gözlenmektedir. Bulgular genellikle 24-48 saat içinde kendiliğinden geçmektedir. Enjeksiyon yerine soğuk uygulama ve ağrı kesici olarak parasetamol alımı önerilmektedir.Diğer aşılardan farklı olarak BCG aşısı sonrası, bağışıklık sistemin yanıtı ile enjeksiyondan 2-3 hafta sonra başlayan sivilce benzeri şişlik aşı sonrası %90-95 sıklıkla beklenen bir durumdur ve 2-5 ay sonra ciltte iz bırakarak iyileşir. 
  2. Ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve iştahsızlık aşılardan sonra görülebilen belirtilerdir. Bu belirtiler de 48-72 saat içinde kendiliğinden düzelmektedir. 
  3. Hepatit A aşısından sonra % 5’ten az sıklıkla ishal ve kusma geliştiği bildirilmiştir. Bu şikayetler genellikle 48 saatten kısa sürede düzelmektedir. 
  4. Kızamıkkızamıkçıkkabakulak aşısından sonra yaklaşık 2 gün süren döküntü görülebilir. Suçiçeği aşısından sonra enjeksiyon yerinde 2 civarı ya da enjeksiyon yerinden farklı yerlerde 3-5 adet suçiçeğine benzer lezyon görülebilir.

Bağışıklama hizmetlerinde amaç; toplumda, özellikle bebek ve çocuklarda aşı ile önlenebilir hastalıkların ortaya çıkışını engellemek, dolayısıyla bu hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin ve sakatlıkların önüne geçmektir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından bağışıklama hizmetleri, aşıyla önlenebilir hastalıkların ve buna bağlı ölümlerin önlenmesi açısından en önemli ve en maliyet etkili toplum sağlığı müdahaleleri arasında kabul edilmektedir. 

Beyaz Sirke nin Mucizeleri nelerdir? nerelerde kullanılır?

beyaz sirke nedir?nerelerde kullanılır?
Beyaz sirke son zamanların en çok kullanılan iksirdir.faydaları kullanım alanları saymakla bitmez.

Son yıllarda adınız sıklıkla duyduğumuz bu sirke tam anlamıyla mucize iksirdir.Mutfaktan banyoya temizlikten yemeklere kişisel bakıma kadar çok yönlü kullanımı olan beyaz sirkeyi inceleyelim.

sirke mısır, şeker pancarı veya şeker kamışı gibi şeker içeren tarım ürünlerinden doğal fermantasyon yöntemle imal edilir.

Bu sirkenin zararlarına baktığımızda vücuda bir çok faydası vardır.kullanım alanları yalnızca mutfak ile sınırlı değildir.

Kullanım alanları:

    • sirke, turşu baharatları ve suyla birleştirildiğinde her tür sebze ve meyveyle hızlı bir şekilde turşu hazırlamak için mükemmel bir malzemedir.
    • Salata sosları yapımında kullanılabilir.
    • Marinasyonlarda ve Soslarda: sirke, et marinelerine ve yemek soslarına ekstra lezzet katar.
    • sirke, unlu mamuller için bir mayalayıcı olarak kabartma tozu ile birlikte kullanılabilir. Asidik sirke, alkali kabartma tozu ile reaksiyona girer ve unlu mamullerin kabarmasına yardımcı olan karbondioksit gazı açığa çıkarır.
    • sirke ile evde peynir yapabilirsiniz. Kaynayan süte beyaz sirke eklediğinizde asitli sirke süt proteinlerini değiştirir ve süt kesilir. Böylece birbirinden ayrılan lor ve peynir altı suyunu tülbentle süzerek nefis bir peynir elde edebilirsiniz.
    • Beyaz sirke yeşil sebzelerde dezenfektan özelliğine sahiptir.Geniş bir kaba su doldurup içine az bir miktar beyaz sirke ilave ederek sebzeleri yarım saat bu karışımda bekletirseniz sebzeleriniz tam anlamıyla temizlenir.
    • Lekesini çıkaramadığınız kıyafetlerde çamaşır gözüne bir kapak beyaz sirke koymanın lekeyi anında çıkartıcı etkisi vardır. Kıyafetinizde istenmeyen kokular varsa yumuşatıcı gözüne bir miktar sirke koyarsanız çamaşırlarınızdaki kötü kokuların kaybolduğunu göreceksiniz.
    • Evcil hayvanınız varsa ve kıyafetlerinizden tüyleri çıkarmakta zorlanıyorsanız etkili bir yöntem olan  sirkeyi deneyebilirsiz.
    • sirke içindeki asetik asit içeriği nedeniyle siğillerin geçmesinde etkilidir.
    • Antimikrobiyal özelli sayesinde yararlı bir dezenfektan ve temizleyicidir. Yüzey temizliğinde ahşap zeminlerde bebek-çocuk oyuncakları temizliğinde cam, ayna temizliğinde vazgeçilmezdir.
    • bulaşık-çamaşır makineleri temizliğinde rahatlıkla kullanabilirsiniz.
    • sirke cilt temizliği için de kullanılmaktadır. Kirli, ölü hücreleri ve cilt üstünde biriken yağı alır ve gözenekleri derinlemesine temizler ve peeling özelliğine sahiptir.

 

 

 

Gebelik te yaptırılması gereken testler nelerdir?

gebelikte yaptırılması gereken testler bize bebeğin sağlığı hakkında bilgi verir.Hangi aylarda hangi testi yaptırmamız gerektiğini öğrenmeliyiz. Test sonuçlarına göre doktorunuz amnio sentez önerebilir.

Yaşamın mucizesidir gebelik.Kadınlara sunulmuş çok özel armağandır.Bir o kadarda sorumluluk isteyen bir kavramdır annelik.Planlı olsun veya plansız eğer hamile kaldıysanız eliniz her karnınıza gittiğinde yüzünüzde bir tebessüm belirir.Bunlar ilk duygulardır, bunların duyguların peşini koruma içgüdüsü takip eder. İşte tam bu duygular içerisinde ‘bebeğim sağlıklı mı’ sorusu belirir aklınıza. bizde anne karnındaki bebeğin sağlığını öğrenmek için yapılması gereken testleri araştırdık. 

Gebelik te yaptırılması gereken testler

  • İKİLİ TARAMA TESTİ; 11-14 aylarda yapılan bu test Öncesi ultrasonografi ile önce bebek değerlendirilir. Bebeğin baş-popo mesafesi (CRL) ölçülerek kayıt edilir. Bebeğin ense kalınlığı (NT) ölçümü ile burun kemiğinin değerlendirilmesi yapılır.Ardından gebenin kanıdaki PAPP-A ve f B-HCG faktörlerine bakılarak rapor edilir. Sonrasında anne adayından alınan kan değerleri ile ultrasonografik bilgiler birleştirilerek faktörlerin toplumdaki ortalama düzeyine bakılarak rapor edilir. Test sonucu 1/250’den küçük gelirse riskli olarak da görülebilir.
  • ÜÇLÜ TARA TESTİ;Üçlü test gebeliğin 16-20. haftaları arasında yapılan bir testidir. En uygun yapılma zamanı gebeliğin 18. haftasıdır.İşlem öncesi ultrasonografi ile önce bebek değerlendirilir ve bebeğin ölçümleri yapılır. Sonrasında gebeden alınan kan örneği ile ultrasonografik bilgiler birleştirilerek ikili taramada olduğu gibi toplumdaki ortalama düzeyine bakılarak bir risk hesaplamasına gidilir.Bu test sonucunda bebeğin kromozomal hastalıkları ve spina bifida açısından riski hesaplanır ve aileye bu konu ile ilgili bilgi verilir.
  • DÖRTLÜ TARAMA TESTİ;Kombine ikili test haftasını kaçıranlar bu testi yaptırabilirler. Bu test 16-18. Haftalarda yapılmaktadır.Diğer tarama testlerinde olduğu gibi ilk önce ultrasonografi ile önce bebek değerlendirilir ve bebeğin ölçümleri yapılır. Sonrasında gebeden alınan kan örneği ile ultrasonografik bilgiler birleştirilerek değerlendirilir, ve aileye detaylı bilgi verilir.
  • ENTEGRE TARAMA TESTİ:Gebelik döneminde yapılan entegre tarama testi, Down sendromlu gebeleri saptayabilme oranı en fazla ve en güvenilir testtir. Down sendromu olan bebeklerin yaklaşık %92’si, tam entegre test ile belirlenebilir. Serum entegre testte bu oran yaklaşık %89’dur.

Saç Dökülmesinin Sebepleri Nelerdir ?

saç dökülmesinin bir çok sebepleri vardır. vitamin eksikliği,yetersiz ve dengesiz beslenme,kullanılan ilaçlar,ağır ameliyatlar,doğum kontrol hapları…tüm bu saydıklarımız saç dökülmesine sebep olmaktadır. vakit geçirmeden uzmana gitmek ve gerekli tetkikleri yatırmak gerekmektedir.

Günümüzde kadınların korkulu rüyası haline gelen saç dökülmesi nin birçok sebepleri vardır. Genetik, hormonal, sistemik hastalıklar, beslenme,kullanılan ilaçlar,stres,kimyasal maddelere maruz kalma, menapoz sonrası saç dökülmeleri bunlardan yalnızca birkaçıdır.

Saç dökülmesi çeşitleri

1.tip saç dökülmesi; kafamızda ortalama 100.000 adet saç kökü vardır. sağlıklı saç fölikülleri kendilerini yenileme özelliğine sahiptirler. Günde 50-100 adet saç dökülmesi uzmanlarca normal kabul edilir. Normalin aksine günde 100 den fazla saç dökülmesi oluyorsa bu tip 1 saç dökülmesidir.

2. tip saç dökülmesi kafa orta çizgisinde oluşan saç kıllarının azalmasıdır.

3. tip saç dökülmesi de kafanın üst kısmındaki saçlı derinin tamamen görünür hale gelmesidir. Bu tip saç dökülmesi yaşa bağlı menopoz sonrasında oluşur.

Hormonlardan kaynaklanan saç dökülmeleri arasında troid bezinin çok yada az hormon salgılamasına bağlı oluşabilmektedir.

Genetik tipte saç dökülmesi kadınların genlerini baba yada annelerinden almalarından kaynaklanır, eğer geni aldığınız ebeveynlerinizin dökülme problemi varsa buda genlerle kişiye geçmektedir.

sistemik hastalıklarda saç dökülmesine sebeb olmaktadır.Bu hastalıkların başında kanser gelmektedir.Kemoterapi kanser hücreleri ile beraber saç hücrelerini de etkiler. Bunun sonucunda saçlar veya vücuttaki diğer tüyler dökülebilir.

Sağlıksız beslenmede saç dökülme sebeplerinden birisidir. Ağır diyet programları ve bu programlar sonunda oldukça fazla kilo kayıpları da saç dökülmelerine sebep olurlar.

Ciddi hastalıklar sonrasında kullanılan ilaçlarda saç dökülmesine sebep olabilir. Kullanılan doğum kontrol haplarınında yan etkileri arasında saç dökülmesi sayılabilir.

Asrın hastalığı stres de beraberinde birçok hastalığı getirmekle birlikte saç dökülmesi nede sebep olmaktatır.

Saç dökülmesi bir çok kadının psikolojisini ciddi anlamda bozan büyük bir problemdir. Bununla tek başına mücadele etmemiz istenmeyen bizi üzecek sonuçlar doğurabilir. En doğrusu çok fazla vakit kaybetmeden bir demotoloğa başvurmak onun yönlendirmesi ile gerekli tetkikleri yaptırmak, saç dökülmesinin sebebini netleştirmek ve sebebe göre kişiye en uygun tedaviyi uygulamak en doğru karardır.

COVID-19 Nedir ? Nasıl Yayılır ? ve Belirtileri Nelerdir ?

COVID-19 yeni keşfedilen  bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan çoğu kişi, hafif ila orta düzeyde semptomlar göstermekte ve özel bir tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşmektedir.

 

NASIL YAYILIR?

COVID-19 a neden olan virüs, genellikle enfekte kişinin öksürmesi, hapşırması veya nefes vermesi sonucu oluşan damlacıklar yoluyla bulaşır. Bu damlacıklar çok ağır olduğundan havada asılı kalamaz ve hemen yere ya da yüzeylere düşer.

COVID-19 ile enfekte birinin yakınındayken virüsü solursanız veya virüsün bulaştığı bir yüzeye dokunduktan sonra gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunursanız enfekte olabilirsiniz.

COVID-19 BELİRTİLERİ

  • Kuru Öksürük: Corona virüs kişilerde direk alt ve üst solunum yolunu etkilediğinden dolayı ilk görülen ve şikayete neden olan durum kuru öksürüktür. Kuru öksürük bu tarz durumda sık sık olmaktadır. Sık sık ve bitmek bilmeyen öksürük ilk belirtilerdendir.
  • Yüksek Ateş: Corona virüsün neden olduğu en önemli belirtilerden bir tanesi de yüksek ateştir. Bu belirti kişide en önemli belirtiler arasındadır. Corona virüs vücuda çeşitli tahribatlar verdiği için vücutta ateşle bu duruma tepki vermektedir.
  • Nefes Darlığı: Corona virüsün neden olduğu diğer önemli belirtilerden bir tanesi de nefes darlığı şikayetidir. Nefes darlığı herkeste görülmeyebilir bu durum genelde solunum sıkıntısı yaratmaktadır ve durum ilerlerse tıbbi gözlem altına alınması gerekmektedir. İşinin altta yatan rahatsızlıkları varsa solunum sıkıntısı olma olasılığı o duruma bağlı olarak daha da yüksektir.
  • Boğaz Ağrısı: Corona virüsten kaynaklı boğaz ağrısı şikâyetleri de olmaktadır. Fakat bu durum genel olarak yüksek ateş ve kuru öksürük belirtilerine göre daha az görülmektedir.
  • Halsizlik, Yorgunluk, Kas Ağrısı: Corona virüs belirtileri arasında yer alan halsizlik hastalığın vermiş olduğu bir durumdur. Corona virüsün vücutta yarattığı tabloya göre kas ve eklem ağrısı yaratabilir.
  • İshal: Corona virüs belirtileri arasında az görülmektedir fakat görülebilmektedir.
  • Hıçkırık: Nadir de olsa bazı vakalarda tespit edilmiştir. Hıçkırık da koronavirüs( coronavirüs) belirtileri arasında nadiren de görülse dünya sağlık örgütü tarafından kabul edilmiştir.
  • Burun Tıkanıklığı: Nezle ve gripte de olduğu gibi koronavirüs vakalarında da virüs burun tıkanıklığına neden olmaktadır. Burun tıkanıklığı eğer uzun sürüyorsa ve geçmiyorsa mutlaka PCR testi yaptırılıp öncesinde de bir uzmana başvurmak gereklidir.

Covid-19 virüs Enfeksiyonu Nasıl Anlaşılır?

Corona virüsü belirtileri nelerdir, korona virüsü solunum yolu enfeksiyonuna neden olan virüs olarak tanıdık biliyorsunuz. Solunum yolu enfeksiyonuna neden olduğu için solunum seksiyonlarının içinde bulunur.

Burun akıntısının içinde boğazda boğaz salgısının içinde tükürükte değil ama boğazımızda yani bademciklerimizin üzerindeki bölgede bademciklerimizle birleştiren nazofarenks dediğimiz bölgede tabi ki PCR denilen yöntemle bronşların yani hava kanalları boğazımızla burnumuzu içerisinden alınıyor. O yüzden kandan virüs tahlili yapılmaz.

Bu solunum sekresyonları içinde virüs bulunur. tanı koydurucu testleri işte bu burun sürüntüsünü, boğaz sürüntüsünü bademciklerin üzerindeki bölgeden aldığımız sürüntüyü hastanede yatan hastalarda özel yöntemler ile bronşların içindeki salgıyı alarak bu salgılarda gerekli antiaging testleri yaparak tanı koyuluyor.

Coronavirüste şüpheli olarak nitelendirilen ve semptom gösteren kişiler karantina altına alınmaktadır. Bu kişilerle temas eden kişiler ise semptom göstermiyorsa evlerinde karantina edilebilir.

Karantina süreci hafife alınacak bir süreç değil. Yurtdışından gelen kişiler için 14 gün kuralı uygulanmaktadır. Semptom görünen kişiler karantina odasına alınmaktadır. Bu oda genellikle iyi havalandıran bir oda olmaktadır. Karantina odasına herkes alınmaz. İçeriye sadece bakımını yapan sağlık çalışanı girebilir.

Hasta odasına girerken sağlık çalışanları mutlaka steril eldiven giymektedir. Tek kullanımlık ve su geçirmeyen önlük giyilir. Cerrahi maske kullanılır. Eğer hastanın solunum salgısıyla temas ediliyorsa gözlük de kullanılmaktadır.

 

Aralıklı Oruç Nedir? Sağlıklı mıdır?zararları varmıdır?

 

       Gün geçmiyor ki hayatımıza yeni diyet alternatifleri giriyor.Son günlerde çok popüler olan aralıklı oruç hakkında herşeyi araştırdık.

Oruç yüzyıllardır insanların dini yönden yada sağlık açısından bedenini dinlendirmesi yöntemidir. Aralıklı oruç ise dini oruç fikrinden çıkan sağlıklı diyetlerden biridir.

Aralıklı oruç nedir?

Aralıklı oruç (intermittent fasting) diyeti vücudumuzda biriken yağın kaybedilmesidir. Metabolizmayı çalıştırarak hızlı bir şekilde kilo vermenizi sağlayan diyetlerden biridir. Diyet ve diğer kilo verme programlarından farklı olarak belirli saatlerde hiçbir şey tüketmeden yapacağınız beslenme şeklidir.

16/8 saat yöntemi ise aralıklı orucun türlerinden biridir. En popüleri olan bu yöntem günün sekiz saati kalori hesaplamadan tüm yiyeceklerden tüketmek (aşırıya kaçmadan tabiiki ) kalan diğer on altı saatte ise kalorili yiyecek ve içeceklerden uzak durma ilkesiyle işleyen bir yöntemdir.

Diğer diyetlerde kişiler tüm günü yiyecekleri planlama ile geçerken aralıklı oruçta ile günün yalnızca sekiz saati yemek planlama ile geçmektedir. Kalan diğer saatlerde ise yemek planlaması yapılmamaktadır.

Aralıklı orucun, kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği,beyin fonsiyonlarını arttırdığı ve yaşam yaşam süresini uzattığı konusunda birçok görüş vardır.

ARALIKLI ORUCA GÜNÜN HANGİ SAATLERİNDE BAŞLAMALIYIZ ?

Günün ilk saatlerinde kahvaltıyı atlayarak öğle ve akşam öğünleri arasındaki saatlerde aralıklı oruca başlamak gerekir.Akşam saatlerinden ertesi gün öğlene kadar vücudu dinlendirmektir.

Aralıklı açlık diyeti konusunda bilimsel veriler var mı?

Aralıklı oruç, tüm Dünya’da ilgi çeken ancak üzerinde yeni ve kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulan bir konudur. Aralıklı oruç ile kısa vadede sağlanan ağırlık kaybı heyecan yaratırken, yine aralıklı açlığın kısa vadede yol açabileceği hipoglisemi, baş ağrısı, düşük tansiyon uzun vadede ise beslenme bozuklukları, bazal metabolizmanın yavaşlaması, aniden aşırı besin alımı gibi riskleri tetikleyebileceği de bildiriliyor. Sağlık etkileri yapılacak yeni ve güvenilir araştırmalar ile gelecekte daha iyi anlaşılacaktır.

sağlıklı yetişkinlerde, metabolik göstergeleri nasıl etkilediğinin değerlendirilebilmesi için en az 1 yıl kadar süren araştırmalara ihtiyaç vardır.

Aralıklı açlık uygularken, günlük ihtiyacınız olan enerji ve besin ögelerini sağlamaya çalışın. Dikkatsizlik, uyku hali, halsizlik, baygınlık gibi belirtiler yaşarsanız mutlaka hekiminize danışın.